Tuesday, May 19, 2009

Rus Genelkurmayı belgelerine göre 1915'te ne oldu?

Ermeni meselesinin dış politikanın en üst sıralarına oturduğu şu günlerde, Dışişleri Bakanlığı'nın desteğiyle, Rus arşivlerinde çalışan Mehmet Perinçek'in '11 Aralık 1915 Tarihli Resmi Ermeni Raporu' isimli kitabında yayınladığı belge, 1915'teki olayları farklı bir bakış açısıyla anlatıyor.

Ermeni olaylarının en sıcak şekilde yaşandığı 11 Nisan 1915'te Rusya'nın Kafkas Ordusu Kurmay Başkanı General Leonid Mitrofanoviç Moskova'ya bir rapor yazdı.

Ermeni meselesinden İngilizleri suçlayan Bolhovitinov, raporunda; 'Müslümanlardan daha iyi koşullarda yaşıyorlar' dediği Ermenilerin 'sistematik katliama' giriştiğini yazdı.

Kitabında yer verdiği belgeyi, Rus arşivlerinde 1 yıl süren araştırmaları sonucu elde eden Mehmet Perinçek, Bolhovitinov'un raporda 'Ermenilerin 19. yüzyılın sonunda ve Birinci Dünya Savaşı'nda verdiği kayıpların sorumlusunun kendileri olduğunu' anlattığını söyledi. Perinçek, 'Raporda, 'Bu karşılıklı kırımı ateşleyen, bu kırımı başlatan Ermeni çeteleridir' diyor. 65 sayfalık bu raporun tam metnini yayınladık. Sıhhiye birlikleri yapmışlar.

Ermeni gönüllü birlikleri bando takımları bile kurmuş. Ermeni revirleri bile var. Bunlar da tehdidin ne büyük olduğunu gösteriyor. Bolhovitinov, ayrıca bu gönüllü birlikleri oluşturanların da Osmanlı Ermenileri olduğunu söylüyor' diye konuştu. General Bolhovitinov'un yazdığı raporu Rus Genelkurmayı'nın arşivinden bularak yayınlayan İstanbul Üniversitesi Araştırma Görevlisi Mehmet Perinçek, çalışmasını Dışişleri Bakanlığı'nın projesi kapsamında gerçekleştirdi.

Perinçek'e göre; 'Bolhovitinov raporu bir istisna oluşturmuyor. Rus arşivlerindeki belgeler, Türklerin vatanını savunduğunu ortaya koyuyor.' OLAYLARIN YAŞANDIĞI SIRADA YAZILDI Rusya'nın Kafkas Ordusu Kurmay Başkanı General Leonid Mitrofanoviç Bolhovitinov, söz konusu raporunu 11 Nisan 1915'te, Ermenilerin kendilerine bir ayrıcalık tanınmamasını şikayet amacıyla yazdıkları bir rapora cevaben yazmış.

Ayrıca Bolhovitinov'un yazdığı rapor, kendisinin görevi nedeniyle de çok önemli. Perinçek, bu durumu şöyle anlatıyor:
'Bolhovitinov, karargahta bulunuyor ve cephedeki bütün bilgilerin aktığı kişi. Sadece yerel bir noktadaki gözlemlerini yazmıyor, bütün cephedeki bilgiler onda toplanıyor. Raporu yazdığı tarih, Ermeni olaylarının en ateşli yaşandığı günler.

Türk ve Rus ordularının savaştığı bir dönem, 27 Mayıs 1915'teki tehcir kararının birkaç ay sonrası.
Bu raporu yazan kişi Türkiye'nin savaştığı ordunun komutanı ve o bölgede savaşıyor. Bolhovitinov'un Türklere en ufak bir yakınlık hissetmesi söz konusu değil. Raporu, olayların üzerinden 5-10 sene geçtikten sonra, soğukkanlı bakabileceği bir dönemde değil, tam tersine Türk ve Rus hınca hınç savaştığı zamanlarda yazıyor.

Raporda tehcir ile ilgili tek bir kelime yok. Hatta Bolhovitinov, 'Biz Türklerle işbirliği yapan Kürt aşiretleri de gittik cezalandırdık, yaktık, yıktık' diyor.

Savaş döneminde bunların meşru olduğunu kendisi ifade ediyor. Buradan, Türklerin meşru bir vatan savunması içinde olduğu ortaya çıkıyor.' ERMENİLER MÜSLÜMANLARDAN İYİ KOŞULLARDA YAŞIYORDU Perinçek, Ermeni gönüllü birliklerinin verdiği raporlarda da itiraflar bulunduğunu söyledi.

Ermenilerin 'Rusları kendilerine yeteri kadar destek olmamak', 'Türkler ve Kürtler ile eşit tutmak' ve 'Kürtlerin arazilerine el koymalarına izin vermemekle' suçladıklarını anlatan Perinçek, General Bolhovitinov'un cevabi raporunda bir sütuna Ermeni iddialarını, karşı sütuna da bu konudaki tespitlerini yazdığını söylüyor.

Raporda Ermeni meselesinin İngiliz kışkırtmasına bağlandığını belirten Perinçek, Bolhovitinov'un sorunun 19. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıktığını ve bu tarihe kadar Ermenilerin Müslümanlara göre daha iyi koşullarda yaşadığını raporuna yazdığını anlattı.

Rus generalin raporunda, Ermenilere 'bağımsız ve özgür Ermenistan kurabilecekleri' fikrini aşılayan İngilizlerin, karşılıklı kıyımın fitilini ateşlediğini yazdığını ifade eden Perinçek, bunun ardından gönüllü Ermeni birliklerinin Müslümanlara karşı 'sistematik katliama' giriştiğinin de belirtildiğini söyledi.

Perinçek, 'Bolhovitinov, 'bu terör olayları sonucunda birçok Müslüman'ı katlettiler; bunun karşısında da Müslümanlar karşılık verdi' diyor.

Bolhovitinov, yağmaya başvuran Ermeni çetelerinin kendilerini engelleyen Rus askerlerine bile ateş açtığını anlatıyor ve Ermenilerin verdikleri rakamların da abartılı olduğunu raporunda açıkça yazıyor.
Bolhovitinov, ayrıca Ermenilerin de Birinci Dünya Savaşı sırasında kayıp verdiklerini ancak verdikleri rakamlara güven olmayacağını, çünkü dış yardım almak için bu rakamları abarttıklarını söylüyor' dedi.
SÜLEYMAN SARIOĞLUsuleyman.arioglu@aksam.com.tr

Friday, May 8, 2009

T.C. DISISLERI BAKANLIGI
A C I K L A M ASI


“Avustralya’nin alti eyaletinden biri olan Guney Avustralya’nin Parlamentosu, Alt ve Ust Kanatlarinda Nisan ayinda, 1915-1923 yillari arasinda Ermeni, Pontus, Suryani ve Kucuk Asya’daki diger azinliklarla ilgili olaylari soykirim olarak tanimlamayi da iceren kararlar kabul etmistir. Bu kararlari esefle karsiliyor ve siddetle kiniyoruz.

Turk halki asirlar boyunca Ermeni, Pontus, Suryani ve Kucuk Asya’daki diger azinliklarla ayni topraklar uzerinde birbirlerine karsi hosgöru ve baris icinde yasamis olup bu halklara karsi insanlik disi hicbir girisimde bulunmamistir.

Birinci Dunya Savasi kosullarinda cereyan eden ve Turklerle Ermenilerin buyuk acilar cekmesine yol acan olaylarin carpitilarak, tek tarafli bir yaklasimla soykirim olarak nitelendirilmesi ileri derecede sorumsuz bir davranistir. Avustralyali yerel politikacilarin, kin ve nefret duygulariyla, hatta irkci bir anlayisla tarihi gercekleri tahrif ederek insanlari kandirma yetenegine erismis propaganda uzmani Ermeni ve Rum lobilerinin baskisina boyun egdigi uzuntuyle musahade edilmistir.

Tarihi olaylar hakkinda en saglikli kararin tarihciler tarafindan verilebilecegi gerceginden hareketle Turkiye, Ermenistan’a, Turk, Ermeni ve ucuncu ulke tarihcilerinin katilimiyla bilimsel ve nesnel calismalar gerceklestirecek bir “Ortak Tarih Komisyonu“ olusturulmasini önermistir.

Guney Avustralya’nin eyalet parlamentosunun, ortak tarih komisyonu önerimizi desteklemek yerine, 1915 olaylari hakkinda tahrif edilmis bilgilere dayali bir karar almasi Turk halkini uzmustur. Sözkonusu Eyalet Parlamentosu’nun bu davranisi, Turk ve Avustralya halklari arasinda Canakkale Kara Savaslari sonrasinda gelisen derin dostluk duygulari ile de celismektedir.

Turkiye-Avustralya ikili iliskilerinin ruhuna aykiri olan bu tutum ulkemizde buyuk hayal kirikligi yaratmistir.”